Aort Kapak Hastalıkları
TAVI veya cerrahi yönlendirme ile tedavi planlaması.
Uzmanlık Alanları
Aort, mitral, triküspit ve pulmoner kapak hastalıklarının değerlendirilmesi ve tedavi planlaması Prof. Dr. İstemihan Tengiz'in uzmanlık alanları arasındadır. Paravalvüler kaçak kapatma cihazları üzerine yayımlanmış bilimsel çalışması bulunmaktadır (J Geriatr Cardiol, 2015). TAVI, balon valvüloplasti ve karotis stent gibi işlemler bu kapsamda uygulanmaktadır.
Kalpte kanın tek yönde akmasını sağlayan dört kapak bulunur: aort, mitral, triküspit ve pulmoner. Bu kapaklar iki şekilde bozulur. Kapak yeterince açılamıyorsa 'darlık' söz konusudur ve kalp, kanı dar bir açıklıktan geçirmek için fazladan çalışmak zorunda kalır. Kapak tam kapanamıyorsa 'yetmezlik' vardır ve kanın bir kısmı geri kaçar, bu da kalp odacıklarının zamanla genişlemesine yol açar.
Kapak hastalıklarının başlıca nedenleri yaşa bağlı dejeneratif kireçlenme, geçirilmiş akut romatizmal ateş, doğuştan gelen yapısal farklılıklar (örneğin iki yaprakçıklı aort kapağı), enfektif endokardit ve kalp krizi sonrası gelişen yapısal değişikliklerdir.
Aort darlığı, yaşlı nüfusta en sık girişim gerektiren kapak hastalığıdır. Yıllarca sessiz kalabilir; ilk belirtiler genellikle eforla gelen nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma ve bayılma ya da baygınlık hissidir. Bu belirtilerin ortaya çıkması hastalığın ileri evreye geçtiğini gösterir ve gecikmeden değerlendirme gerektirir.
Tanı ve şiddetlendirme ekokardiyografi ile yapılır; kapak alanı, ortalama basınç farkı ve akım hızı ölçülür. Belirti veren ciddi aort darlığında ya da kalbin pompa gücü düşmeye başladığında kapağın değiştirilmesi önerilir. Bu aşamada ilaç tedavisi darlığı gidermez, yalnızca belirtileri hafifletir.
Transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI), yeni kapağın kasık atardamarından ilerletilen bir kateterle hasta kapağın içine yerleştirilmesidir. Göğüs kemiği açılmaz, kalp durdurulmaz ve kalp-akciğer makinesi kullanılmaz. Bu nedenle iyileşme süresi cerrahiye göre belirgin biçimde kısadır; hastalar çoğu kez birkaç gün içinde taburcu edilir.
Yöntem seçimi yaş, cerrahi risk skoru, damar anatomisi, kapağın yapısı, eşlik eden koroner hastalık ve hastanın beklenen yaşam süresi birlikte değerlendirilerek kalp ekibi tarafından yapılır. Genel olarak ileri yaş ve yüksek cerrahi riskte TAVI, genç ve düşük riskli hastalarda cerrahi kapak değişimi öne çıkar; ancak karar her hastada bireyseldir ve işlem öncesi BT anjiyografi ile ayrıntılı planlama gerektirir.
Romatizmal kökenli mitral darlıkta, kapak yapısı uygunsa balon ile genişletme (perkütan mitral balon valvüloplasti) cerrahiye alternatif oluşturabilir. Uygunluk; kapak yaprakçıklarının kalınlığı, hareketliliği, kireçlenme derecesi ve kapak altı yapıların durumu incelenerek belirlenir. Kapakta ciddi yetmezlik veya sol atriyumda pıhtı varlığı bu işlemin önünde engeldir.
Mitral yetmezlikte tedavi kararı yetmezliğin nedenine, şiddetine, sol karıncığın boyut ve fonksiyonuna göre verilir. Triküspit ve pulmoner kapak hastalıkları daha seyrek girişim gerektirir; uygun olgularda balon valvüloplasti uygulanabilir. Bu kapakların değerlendirilmesinde transözofageal ekokardiyografi çoğu kez belirleyicidir.
Daha önce takılmış yapay bir kapağın kenarı ile doğal doku arasında açıklık kalması durumuna paravalvüler kaçak denir. Kaçak küçükse şikâyet oluşturmayabilir; büyüdükçe kalp yetersizliği bulgularına ve alyuvarların parçalanmasına bağlı kansızlığa yol açar.
Seçilmiş hastalarda bu açıklık, yeniden ameliyata gerek kalmadan kateter yoluyla gönderilen kapatma cihazlarıyla tıkanabilir. Prof. Dr. İstemihan Tengiz'in paravalvüler kaçak kapatma cihazları üzerine yayımlanmış bilimsel çalışması bulunmaktadır (Journal of Geriatric Cardiology, 2015).
Beyni besleyen şah damarlarındaki darlık, inmenin önlenebilir nedenlerinden biridir. Darlık çoğu zaman belirti vermez ve muayenede duyulan üfürüm ya da renkli Doppler ultrasonografi ile fark edilir. Geçici görme kaybı, tek taraflı güçsüzlük veya konuşma bozukluğu gibi geçici iskemik atak bulguları acil değerlendirme gerektirir.
Tedavi kararı darlığın derecesine, belirti olup olmadığına ve hastanın genel risk profiline göre verilir. Belirti veren ciddi darlıklarda karotis stent ya da cerrahi endarterektomi ile damarın açılması inme riskini azaltır; belirti vermeyen olguların önemli bölümünde ise yoğun ilaç tedavisi ve risk faktörü kontrolü yeterlidir.
Girişim gerektirmeyen kapak hastalıkları da takip edilmelidir. Takip sıklığı hastalığın türüne ve şiddetine göre değişir: hafif olgularda birkaç yılda bir, orta düzeyde yılda bir, ciddi ancak belirti vermeyen olgularda altı ayda bir ekokardiyografi genel yaklaşımdır. Yeni ortaya çıkan nefes darlığı, çarpıntı, bayılma veya efor kapasitesinde düşüş, planlanan tarihi beklemeden başvurmayı gerektirir.
Yapay kapağı olan ya da geçirilmiş endokardit öyküsü bulunan hastalarda diş ve bazı cerrahi işlemler öncesinde antibiyotik profilaksisi gerekebilir. Ağız ve diş sağlığının düzenli takibi, bu hasta grubunda enfektif endokarditten korunmanın en etkili yoludur.
TAVI veya cerrahi yönlendirme ile tedavi planlaması.
Balon valvüloplasti ve ileri görüntüleme ile değerlendirme.
Balon valvüloplasti uygulamaları.
Karotis stent ile inme riskinin azaltılması.
Üfürüm, kanın kalp içinde türbülans yaratarak akmasının sesidir ve her zaman hastalık anlamına gelmez. Özellikle gençlerde ve gebelikte tamamen masum üfürümler sık görülür. Ayrımı yapmanın yolu ekokardiyografidir; bu tetkik kapakların yapısını ve işleyişini doğrudan gösterir.
Evet. TAVI ile yeni aort kapağı, kasık atardamarından ilerletilen kateter yoluyla yerleştirilir; göğüs açılmaz ve kalp durdurulmaz. Ancak bu yöntem her hastaya ve her kapağa uygun değildir. Uygunluk, ekokardiyografi ve BT anjiyografi bulguları ile cerrahi risk birlikte değerlendirilerek kalp ekibi tarafından belirlenir.
Bu kapaklar biyolojik dokudan üretilir ve zamanla yıpranabilir. Eldeki uzun dönem verileri, güncel kapakların çoğunda on yıl ve üzerinde işlevini koruduğunu göstermektedir. Dayanıklılık, özellikle genç hastalarda yöntem seçiminde göz önünde bulundurulan başlıca etkenlerden biridir.
Hafif kapak hastalıklarında düzenli orta yoğunlukta egzersiz genellikle önerilir ve faydalıdır. Ciddi aort darlığı gibi tablolarda ise yoğun ve yarışmacı egzersiz sakıncalı olabilir. Egzersiz programınızı ekokardiyografi bulgularınıza göre hekiminizle birlikte belirlemeniz gerekir.
Yapay kapağı olan, daha önce endokardit geçirmiş veya belirli doğuştan kalp hastalığı bulunan hastalarda, diş etini ya da diş kökü çevresini ilgilendiren işlemler öncesinde antibiyotik profilaksisi önerilir. Her kapak hastasında gerekli değildir; kararı kardiyoloğunuz verir.
İlaçlar kapaktaki yapısal bozukluğu geri döndürmez. Nefes darlığı ve ödem gibi belirtileri hafifletir, ritim bozukluğunu kontrol eder ve pıhtı riskini azaltır. Kapak yapısının düzeltilmesi gerektiğinde tek yol girişimsel veya cerrahi tedavidir.
İçerik Prof. Dr. İstemihan Tengiz tarafından gözden geçirilmiştir. Son gözden geçirme:
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen hekiminize başvurun.