İçeriğe geç
Prof. Dr. İstemihan Tengiz

Uzmanlık Alanları

İzmir'de Koruyucu Kardiyoloji ve Kalp Sağlığı Taraması

Kalp hastalığı ortaya çıkmadan riskin belirlenmesi ve azaltılması, Prof. Dr. İstemihan Tengiz'in klinik yaklaşımının önemli bir parçasıdır. SCORE ve Framingham skorlarıyla kardiyovasküler risk değerlendirmesi, kişiye özel kolesterol/LDL hedefleri ve yaşam tarzı danışmanlığı sunulmaktadır. Aile hekimlerine yönelik hipertansiyon eğitimi çalışmalarıyla toplum temelli farkındalığa katkıda bulunmuştur (Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi, 2013).

Neden koruyucu kardiyoloji?

Kalp ve damar hastalıkları dünyada ve Türkiye'de ölüm nedenlerinin başında gelir. Buna karşılık bu hastalıkların büyük bölümü, ortaya çıkmadan önce belirlenebilen ve değiştirilebilen risk faktörlerine bağlıdır: yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara, şeker hastalığı, hareketsizlik, fazla kilo ve olumsuz beslenme alışkanlıkları.

Koruyucu kardiyolojinin amacı, henüz şikâyet yokken kişinin gelecekteki riskini sayısal olarak ortaya koymak ve bu riski hedefe yönelik girişimlerle azaltmaktır. Kalp krizi geçirmiş bir hastayı tedavi etmek ile o krizi hiç yaşanmadan önlemek arasındaki fark, koruyucu yaklaşımın karşılığıdır.

Kardiyovasküler risk nasıl hesaplanır?

Risk, tek bir değere bakılarak değil, etkenler bir arada değerlendirilerek hesaplanır. Avrupa kılavuzlarının kullandığı SCORE2 ve 70 yaş üstü için SCORE2-OP modelleri; yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, sistolik kan basıncı ve HDL dışı kolesterol değerlerini birleştirerek önümüzdeki on yılda ölümcül ya da ölümcül olmayan kalp-damar olayı yaşama olasılığını yüzde olarak verir. Framingham skoru da yaygın kullanılan bir başka modeldir.

Sonuca göre kişiler düşük, orta, yüksek ve çok yüksek risk gruplarına ayrılır. Bu sınıflama akademik bir ayrıntı değildir; kolesterol hedefinin ne kadar düşük tutulacağını, ilaç tedavisine ne zaman başlanacağını ve kontrollerin hangi sıklıkta yapılacağını doğrudan belirler. Şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı veya bilinen damar hastalığı olanlar hesaplamaya gerek kalmadan yüksek risk grubunda sayılır.

Kolesterol ve LDL hedefleri

LDL kolesterol, damar duvarında plak oluşumunun temel sorumlusudur ve düşürülmesi riski doğrudan azaltır. Hedef değer herkes için aynı değildir; risk grubuna göre belirlenir. Düşük riskli kişilerde daha esnek bir hedef yeterliyken, damar hastalığı olan çok yüksek riskli hastalarda LDL'nin belirgin biçimde daha düşük düzeylere indirilmesi ve başlangıç değerine göre en az yarı yarıya azaltılması hedeflenir.

Tedavinin temeli beslenme değişikliği ve statinlerdir. Yeterli düşüş sağlanamazsa ezetimib eklenir; buna rağmen hedefe ulaşılamayan seçilmiş hastalarda PCSK9 inhibitörleri devreye girer. Ailesel hiperkolesterolemi kuşkusunda ve erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlarda lipoprotein(a) düzeyinin en az bir kez ölçülmesi önerilir.

Kan basıncı, kan şekeri ve kilo

Kan basıncının kontrol altına alınması, kardiyovasküler riski azaltmanın en etkili yollarından biridir. Çoğu erişkinde hedef 130/80 mmHg civarıdır; yaşa ve eşlik eden hastalıklara göre bireyselleştirilir. Tansiyonun yılda en az bir kez ölçülmesi, risk taşıyanlarda ev takibiyle desteklenmesi önerilir.

Şeker hastalığı ve öncesindeki gizli şeker (prediyabet) dönemi damar hasarını hızlandırır; açlık kan şekeri ve HbA1c ile taranır. Bel çevresi, vücut kitle indeksinden bağımsız olarak riski gösterir: karın bölgesindeki yağlanma, insülin direnci ve damar hastalığı ile yakından ilişkilidir. Vücut ağırlığında yüzde beş-onluk bir azalma bile tansiyon, kan şekeri ve trigliserit değerlerinde ölçülebilir iyileşme sağlar.

Yaşam tarzı: en güçlü ve en ucuz tedavi

Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta ya da 75 dakika yüksek yoğunlukta aerobik egzersiz, buna ek olarak haftada iki gün direnç çalışması önerilir. Günlük adım sayısını artırmak ve uzun süreli hareketsiz oturmayı bölmek, tek başına bile anlamlı fayda sağlar. Zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme kardiyovasküler olayları azaltan en güçlü kanıta sahip beslenme modelidir.

Sigaranın bırakılması, riski en kısa sürede ve en belirgin biçimde azaltan tek müdahaledir; elektronik sigara güvenli bir alternatif değildir. Günde 7-8 saatlik düzenli uyku, uyku apnesinin araştırılması ve kronik stresin yönetimi de kardiyovasküler koruma kapsamındadır.

Hangi tetkikler, hangi sıklıkta?

Şikâyeti olmayan erişkinlerde temel tarama; kan basıncı ölçümü, lipid profili, açlık kan şekeri, boy-kilo-bel çevresi ve EKG'yi kapsar. Risk faktörü taşımayan kişilerde bu değerlendirmenin birkaç yılda bir, risk taşıyanlarda yılda bir yapılması genel yaklaşımdır. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlarda taramaya daha erken başlanmalıdır.

Efor testi, ekokardiyografi veya koroner BT anjiyografi gibi ileri tetkikler herkese uygulanmaz; şikâyet, muayene bulgusu veya hesaplanan riskin yüksek çıkması durumunda gündeme gelir. Yarışmacı spor yapacak kişilerde ve yoğun egzersiz programına başlayacak orta yaş üstü bireylerde ise öncesinde kardiyolojik değerlendirme önerilir.

Aile öyküsü ve toplum temelli farkındalık

Birinci derece akrabalarda erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaşından önce ortaya çıkmış kalp-damar hastalığı, bağımsız bir risk göstergesidir. Bu öyküye sahip kişilerde taramaya daha erken başlanır ve hedefler daha sıkı tutulur. Ailesel hiperkolesterolemi gibi kalıtsal tablolarda tanı konan hastanın yakınlarının da taranması (kaskad tarama) önerilir.

Koruyucu kardiyoloji yalnızca poliklinikte değil, toplum düzeyinde de yürütülür. Prof. Dr. İstemihan Tengiz, aile hekimlerine yönelik hipertansiyon eğitimi çalışmalarıyla birinci basamakta farkındalığın artırılmasına katkıda bulunmuş ve bu çalışmanın sonuçlarını yayımlamıştır (Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi, 2013).

Uygulanan İşlemler

Kardiyovasküler Risk Değerlendirmesi

SCORE ve Framingham skorları ile 10 yıllık risk hesabı.

Kolesterol Yönetimi

Kişiye özel LDL hedefi ve tedavi takibi.

Yaşam Tarzı Danışmanlığı

Beslenme, egzersiz, tuz kısıtlaması ve sigara bırakma.

Aile Hekimleri İçin Hipertansiyon Eğitimi

Toplum temelli farkındalık ve eğitim çalışmaları.

Sık Sorulan Sorular

Kaç yaşında ilk kalp kontrolümü yaptırmalıyım?

Şikâyeti ve bilinen risk faktörü olmayan kişilerde kan basıncı ve kolesterol taramasına erişkinliğin başında başlanması, sonrasında düzenli aralıklarla sürdürülmesi önerilir. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı, ani ölüm ya da yüksek kolesterol öyküsü olanların daha erken ve daha sık değerlendirilmesi gerekir.

Kolesterolüm yüksek, hemen ilaç başlamalı mıyım?

Karar tek başına kolesterol değerine değil, toplam kardiyovasküler riskinize bağlıdır. Düşük riskli bir kişide öncelikle beslenme ve egzersiz düzenlenip birkaç ay sonra yeniden değerlendirme yapılabilir. Buna karşılık damar hastalığı, şeker hastalığı veya çok yüksek LDL değeri olanlarda ilaç tedavisine gecikmeden başlanır.

Statinler zararlı mı?

Statinler en geniş biçimde araştırılmış ilaç gruplarından biridir ve uygun endikasyonla kullanıldığında faydası riskinin çok üzerindedir. En sık bildirilen yan etki kas ağrısıdır; gerçek statin kaynaklı kas sorunları düşündürülenden azdır ve çoğu zaman doz değişikliği ya da farklı bir statine geçişle çözülür. Karaciğer enzimleri ve şikâyetler takip edilerek tedavi güvenle sürdürülür.

Efor testi kimlere yapılmalı?

Efor testi, göğüs ağrısı ya da eforla gelen nefes darlığı gibi şikâyetleri olan, orta düzeyde koroner hastalık olasılığı taşıyan kişilerde yararlıdır. Hiçbir şikâyeti ve risk faktörü olmayan kişilerde rutin tarama amacıyla yapılması önerilmez; yanlış pozitif sonuçlar gereksiz ileri tetkiklere yol açabilir.

Kalp krizinin belirtileri nelerdir?

En tipik belirti, göğüs ortasında baskı, sıkışma veya ağırlık hissidir; kola, çeneye, sırta ya da mideye yayılabilir. Buna soğuk terleme, bulantı ve nefes darlığı eşlik edebilir. Kadınlarda, yaşlılarda ve şeker hastalarında belirtiler daha silik olabilir; yalnızca yorgunluk, mide rahatsızlığı veya nefes darlığı görülebilir. Kuşkulanılan her durumda vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.

Ailemde kalp hastalığı var, ne yapmalıyım?

Birinci derece akrabalarda erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaşından önce görülen kalp-damar hastalığını hekiminize mutlaka bildirin. Bu durumda tarama daha erken yaşta başlatılır, lipid ve tansiyon hedefleri daha sıkı tutulur ve gerektiğinde kalıtsal kolesterol yüksekliği açısından aile bireyleri de değerlendirilir.

İçerik Prof. Dr. İstemihan Tengiz tarafından gözden geçirilmiştir. Son gözden geçirme:

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Şikâyetleriniz için lütfen hekiminize başvurun.